|
 
 
Niksar' ımızı Tanıyalım
 
NİKSAR / Tarihi -Tıklayınız

Tarih, doğa ve kültürün bütünleştiği Niksar; Hitit, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde toplumların ilgi odağı olması yanısıra coğrafi ve jeopolitik konumu, iklimi ve verimli toprakları ile Anadolu’nun ender yerleşim merkezlerinden biridir.

Pers İmparatorluğu’nun sona bulmasından sonra kurulan Pontus Krallığı döneminde Caberia adıyla anılan Niksar; doğal zenginliği, verimli toprağı ve ürünlerinin bolluğuyla dikkat çekmiştir. Kent, Romalılar döneminde Diospolis, Sebaste ve Neocaeserea gibi isimlerle anılmıştır. Bugün kullanılan Niksar adının, Neocaeserea’dan dönüştürüldüğü görüşü ileri sürülmektedir. Roma İmparatorluğu’nun M.S. 395 yılında ikiye ayrılmasıyla Niksar, Bizans egemenliğine girmiştir. M.S. 10. yy.da Türklerin Anadolu’ya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alparslan’ın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068 yılında tekrar Bizans’ın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, 1073’te tekrar Bizanslıların olmuştur.

Niksar’ın asıl fatihi Danişmendli Devleti’nin kurucusu olan Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur. Danişmend Gazi fetihten sonra Niksar’ı sahil Rumlarına karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti olarak seçmiştir. Bu dönemde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
1175’te II. Kılıçaslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341’de önce Eretna Devleti’nin daha sonra da Tacettinoğulları Beyliği’nin hâkimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur.

1387 yılında Niksar’ı ele geçiren Kadı Burhaneddin’in bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Beyazıt’tan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıt’ın oğul Süleyman Çelebi 1398’de Niksar’ı Osmanlı topraklarına katmıştır.
Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuni’nin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat Sancağı’na bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü.

Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmendli ve Osmanlı Devleti’nden kalma pek çok eser hala şehrin tabii bir parçası olarak ayaktadır. İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 Haziran 1919’da İzmir’in işgal edilmesi üzerine işgali protesto etmek amacıyla Anadolu’daki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmektedir.
NİKSAR / Tarihi Eserleri - Tıklayınız

Niksar Kalesi (Türkiye’nin 2. büyük kalesidir), Yağı basan Medresesi (Anadolu’nun ilk Tıp Medresesi), Yağı basan Türbesi, Kale Cami, Kale Hamamı, Kale Kilisesi, Melikgazi Türbesi, Kolag Kümbeti, Ak Yapı Kümbeti, Çöreği Büyük Cami, Ulu Cami, Cin Cami, Taşbina, Kırkkızlar Kümbeti, Hacı Çıkrık Türbesi, Sunguriye Türbesi, Yusufşah Türbesi, Erzurumlu Emrah'ın Türbesi, Lüleci Zade Kardeşler Çeşmesi, Taşmektep, Leylekli Köprü, Talazan Köprüsü, Hamidiye Köprüsü, Roma Hamamı, Arsenal, Efkerit Lüvi Mağaraları..

Roma, Bizans, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ait bir çok eseri görebileceğiniz Niksar’ın bir diğer özelliği de tabii güzelliğidir. Tarihi eserleri teşhir ve korumak amacıyla Niksar Belediyesi tarafından Yağıbasan Medresesinde Türk-İslam Eserleri Müzesi kurulmuştur.

NİKSAR / Doğa - Çevre - Tıklayınız

Doğa turizmine uygun olan Niksar Çamiçi Yaylası ulaşım kolaylığı ve doğal güzelliğiyle doğa severlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Niksar’a 15 Dakika uzaklıkta olup, Niksar-Ünye yolu üzerindedir. Yayla; büfe, lokanta ve kebapcıları, doğal kaynak suları ve geniş oyun alanlarıyla yaklaşık 10.000 kişinin yararlanabileceği bir potansiyele sahiptir. Çamiçi Yaylası Niksar Belediyesinin geleneksel hale getirdiği ve her yıl yaz aylarında düzenlenen "Çamiçi Yayla Şenlikleri"ne de sahne olmakta ve bu şenlikler yörenin doğal güzelliklerinin tanıtılmasında büyük katkı sağlamaktadır. Spor turizminin bir parçası olan Oryantiring Turnuvaları Niksar Çamiçi Yaylasında düzenlenmektedir. Çamiçi Yaylası; Orta Anadolu'dan, hatta Akdeniz Bölgesinden, Karadeniz Bölgesine seyahat edenlerin dinlenme amacıyla mola verdikleri bir uğrak yeridir. Ülkemizde Doğa Turizmi’ne artan ilgi, Çamiçi Yaylası'nı daha da önemli hale getirmiştir. Çamiçi Yaylası'nda piknik, doğa yürüyüşü ve kamp yapılabilmektedir.

Ayvaz Parkı; Niksar Ayvaz Suyu’nun doğal kaynağının bulunduğu yerde, çam ağaçlarıyla bezenmiş kent ormanının yanıbaşında güzel görünümüyle en çok tercih edilen dinlenme ve eğlence yeridir. El sanatları yöremizde gelişmiş olup, el dokuma halısı, farklı boyutlarda hediyelik kilimli sandıklar, bol çeşitli Niksar hediyelik ürünleri Niksar’ı ziyaret edenlerin tercih ettikleri armağanlardır.

 

         
         
 
Designer: Sabri BAŞTÜRK
Copyright © NiksarkaleTurizm 2011